Hakkımda

Arda Erdem

Besteci-Müzikolog

1983 yılında Ankara’da doğdum ve müziğe 10 yaşında klasik gitar çalarak başladım. İlk, orta ve lise öğrenimimi TED Ankara Koleji’nde tamamladıktan sonra, müzik eğitimimi sürdürmek üzere Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü’ne kabul edildim.

Lisans eğitiminin ardından aynı kurumda Kompozisyon ve Orkestra Şefliği Anasanat Dalı’nda üç yıl eğitim gördüm ancak kompozisyon eğitimine kurumsal olarak devam etmemeyi tercih ederek okuldan ayrıldım. Bu süreçte müzikoloji alanındaki yüksek lisans çalışmalarımı da eş zamanlı olarak sürdürdüm. Bu dönem, kuramsal düşünce ile bestecilik pratiğinin birlikte geliştiği belirleyici bir süreç oldu. Bu yaklaşım, doktora çalışmamda daha belirgin bir çerçeveye oturdu.

Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde gerçekleştirdiğim doktora tezimi, kendi geliştirdiğim ve “Genişletilmiş Tekseslilik (Extended Monophony)” olarak adlandırdığım bir bestecilik tekniği üzerine kurguladım. Bugün akademik çalışmalarımı ağırlıklı olarak evrimsel müzikoloji ve geliştirdiğim arketipik analiz yöntemi ekseninde sürdürüyor, Cumhuriyet’ten günümüze Çağdaş Türk Müziği üzerine araştırmalar yapıyorum.

Bu akademik ve sanatsal yönelim, uzun yıllar Muammer Sun ile yürüttüğüm çalışmalar sırasında önemli ölçüde derinleşti. Sun’un müzik tekniği ve kompozisyona yaklaşımı kadar, sanata ve topluma dair düşünsel mirası da benim için belirleyici oldu. Onunla çalıştığım yıllar, müziğin yalnızca estetik bir alan değil, aynı zamanda toplumsal bir iletişim biçimi olduğunu daha güçlü biçimde kavramama imkân tanıdı. Bu yaklaşım, eserlerimde anlaşılabilirliği, doğrudanlığı ve dinleyiciyle kurulan ilişkiyi gözetmemde belirleyici olurken, aynı dönemde Sun’un kurmuş olduğu yayınevinde editör olarak çalışmam, yapı ve anlam arasındaki ilişkiyi farklı bir bağlamda düşünmemi sağladı. Muammer Sun’un hem sanatsal hem de kişisel düzlemde hayatım üzerindeki etkisi derin ve kalıcı olmuştur.

Müzik benim için başından itibaren yalnızca bir icra alanı değil, aynı zamanda düşünsel bir araştırma zeminiydi. Bu nedenle erken yaşlardan itibaren Carl Gustav Jung’un arketipler, kolektif bilinçdışı ve simgesel yapılar üzerine geliştirdiği düşünce sistemiyle kurduğum ilişki, dünyayı algılama ve anlamlandırma biçimimde merkezi bir rol oynadı. İletişimin bireysel bir icattan çok, insan türünde zaten var olan ortak çerçeveler üzerinden kurulduğu fikri hem düşünsel hem de sanatsal yaklaşımımı şekillendirdi. Bu da erken dönem düşünce sistemimde yapısalcı yaklaşımların belirginleşmesine yol açtı. Anlamı, yüzeydeki ifadelerden çok, onları taşıyan yapılar ve ilişkiler ağı içinde düşünmeye yöneldim.

Bu düşünsel arka plan, besteciliğe yaklaşımımı da doğrudan etkiledi. Besteciliği her zaman dramatik bir anlatım biçimi olarak ele aldım ve bu bakış, genç yaşlarda etkilendiğim Stanley Kubrick sineması ile daha da derinleşti. Kubrick’in simetriye dayalı estetik dili, çok katmanlı anlatım kurgusu, zaman ve mekân algısıyla kurduğu bilinçli mesafe, sessizlik, tekrar ve örtük anlamlar üzerinden gelişen anlatım biçimleri, müzikal düşünceme doğrudan yansıdı. Özellikle derin dinleme (deep listening) yoluyla açığa çıkan gizli renkler ve yapısal gerilimler, bestecilik anlayışımda önemli bir yer tutmaktadır.

Müzikte yapı kavramı benim için vazgeçilmezdir ve bu yaklaşımımda Beethoven’ın etkisi belirleyicidir. Onun dramatik yoğunluğu yüksek form anlayışı ve müziği adeta mimari bir bütün olarak kurma biçimi, müziği bir yapı kurma edimi olarak düşünmeme zemin hazırlamıştır. Bu bakışta yapı, yalnızca biçimsel bir düzenleme değil, anlamın ve duygunun iletilebilmesini mümkün kılan temel araçtır. Ancak yapı, benim anlayışımda hiçbir zaman katı bir şema olarak ele alınmaz; aksine, duygunun içeriğine ve ağırlığına göre şekillenen, dönüşen ve esneyen bir organizma olarak düşünülür. Yapı ne kadar tutarlı ve yerli yerindeyse, iletişim de o ölçüde berraklaşır. Yapı, duyguyu taşımak için vardır ve duygu, yapının neden ve nasıl var olacağını belirler.

Halen Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda öğretim üyesi olarak görev yapıyor; bestecilik, araştırma ve eğitim alanlarındaki çalışmalarımı sürdürmeye devam ediyorum.